Abraham Lincoln Amerikalı siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu (1861 - 1865). Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı.
Amerikan İç Savaşı (1861-1865) sırasında başkanlık yaptı. Köleliği kaldırma sözü vererek yeni kurulmuş olan Cumhuriyetçi Parti’nin adaylığından başkan seçildi. Savaş Abraham Lincoln’un yönetimi altındaki kuzeyin galibiyetiyle sonuçlandı. Savaşın üçüncü yılında, 1 Ocak 1863 tarihinde Lincoln Emancipation Proclamation adlı bildirgesini yayınlamıştır. Bu bildirge Amerika’nın birçok eyaletinde köleliği yasaklamış ve savaşın sonucunu büyük ölçüde etkilemiştir. Bunun nedeni ise özgür olan kölelerin Kuzey eyaleti için savaşmış olması’dır. Linkoln, savaşın sonralarında bir güneyli tarafından suikast sonucu öldürülmüştür. Köleliğe son vermesi ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bütünlüğünü koruması nedeniyle ABD tarihinin en büyük başkanlarından biri olarak bilinir. Abraham Lincoln’un resmi 5 ABD dolarlık banknotların ve 1 ABD sentlik madeni paraların üzerinde görülebilir.
Abraham Lincoln’ün Mektubu
-ABD’nin eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln’ün oğlunun hocasına hitaben yazdığı mektuptur.-
Öğret ona ki…
“Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını… Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil polikacıya karşılık kendini adamış bir lidervardır.”
” Her düşmana karşılık bir de dost olduğunu da öğret ona! Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen ona, kazanılan bir doların, bulunan beşinden daha değerli olduğunu öğret… Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona!.. Ve hem de kazanmaktan neşe duymayı, kıskançlıktan uzaklara yönelt onu…”
“Eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona… Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını…”
“Eğer yapabilirsen, ona, kitapların mucizelerini öğret.Fakat ona, sessiz zamanlar da tanı! Gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin edebi gizemini düşünebileceğini… Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona… Ona, kendi fikirlerine inanmasını öğret. Herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi…”
“Nazik insanlara karşı nazik, sert olanlara karşı da sert olmasını öğret ona’.. Herkes birbirine takılmış bir yöne giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma! Tüm insanları dinlemesini öğret ona, fakat, tüm dinlediklerini gerçeğin eleğinden geçirmesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret.”
“Eğer yapabilirsen, üzüldüğünde bile nasıl gülümseyeceğini öğret ona… Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret.Herkesin, sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara, dudak bükmesini öğret ona. Ve aşırı ilgiye dikkat etmesini..”
“Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyatı verene verene satmasını, fakat hiçbir zaman kalbi ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret… Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret ona… Ve eğer kendisinin haklı olduğuna inanıyorsa, dimdik dikilip savaşmasını öğret. Ona, nazik davran, fakat onu kucaklama!.. Çünkü ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak, sabırsız olacak kadar cesarete sahip olsun. Bırak, cesur olacak kadar sabrı olsun. Ona, her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlara karşı da derin bir inanç taşıyacaktır…”
“Bu büyük bir taleptir. Ne kadarını yapabilirsen bir bak bakalım…O, ne
kadar iyi, küçük bir insan.
Oğlum…”